İçeriğe geç
← Tüm kaynaklar

Kaynaklar

E-2 anlaşmalı yatırımcı vizeleri: Türk yatırımcıların bilmesi gerekenler

Yazan Kirgiz Can OztekYayımlanma: 18 Şubat 2026 · Son gözden geçirme: 20 Eylül 2026

E-2 kategorisi; Amerika Birleşik Devletleri ile geçerli bir ticaret ve seyrüsefer anlaşması bulunan bir ülkenin vatandaşının, önemli miktarda sermaye yatırdığı ya da yatırma sürecinde fiilen bulunduğu bir işletmeyi geliştirmek ve yönetmek amacıyla Amerika Birleşik Devletleri’ne girmesine olanak tanır. Türkiye bir anlaşma ülkesidir ve bu nedenle kategori Türk yatırımcılar için sıkça gündeme gelir. E-2 göçmen olmayan (nonimmigrant) bir kategoridir: doğrudan daimi ikamete giden bir yol olmaktan çok yatırıma ve işletmenin faaliyetini sürdürmesine bağlıdır. Bununla birlikte işletme gerekli koşulları taşımaya devam ettiği sürece statü yenilenebilir.

Anlaşma koşulu

Kategori bir anlaşmaya dayandığı için vatandaşlık belirleyicidir. Yatırımcının anlaşma ülkesinin vatandaşı olması gerekir; çifte vatandaşlar genellikle uygun olan vatandaşlık üzerinden başvurur. Yatırımcı bir şirket olduğunda soru, o şirketin kime ait olduğuna dönüşür: işletmenin en az yüzde ellisi, anlaşma vatandaşlığını taşıyan ve Amerika Birleşik Devletleri’nde daimi ikamet sahibi olmayan kişilere ait olmalıdır.

Mülkiyet yapısının en baştan dikkatle planlanması yerinde olur. Başka bir ülke vatandaşı olan bir ortağın dahil edilmesi ya da yatırımın üçüncü bir ülkedeki holding şirketi üzerinden yapılması değerlendirmeyi değiştirebilir. Yapıyı sermaye hareket etmeden önce düzenlemek, sonradan açıklamaya çalışmaktan çok daha kolaydır.

Riskte ve geri dönülmez biçimde taahhüt edilmiş sermaye

Yatırımın gerçek olması gerekir. Fonlar işletmeye tahsis edilmiş olmalı ve işletme beklendiği gibi yürümezse kaybedilme riskini gerçekten taşımalıdır. Kişisel ya da şirkete ait bir banka hesabında bekleyen para veya ileride yatırım yapılacağına dair bir beyan, tek başına bu koşulu karşılamaz.

Uygulamada bu genellikle sermayenin çoktan harcanmış ya da geri dönülmez biçimde taahhüt edilmiş olması anlamına gelir: işyeri kiralanmış, ekipman satın alınmış, stok sipariş edilmiş, bir franchise sözleşmesi imzalanmış, personel işe alınmıştır. Bir satın alma henüz tamamlanmamışsa, yalnızca vizenin verilmesi halinde serbest bırakılacak biçimde emanet (escrow) hesabında tutulan fonlar, uygun koşullarda, başvuru reddedildiğinde yatırımcıyı kayba uğratmadan taahhüdü gösterebilir.

Sermayenin yasal bir kaynaktan gelmesi ve izlediği yolun takip edilebilir olması da gerekir. Paranın Türkiye’de veya başka bir yerde nereden kaynaklandığını, nasıl transfer edildiğini ve işletmeye nasıl ulaştığını gösteren kayıtlar ilk transferden itibaren saklanmalıdır. İşletmenin kendi varlıklarıyla teminat altına alınan krediler genellikle yatırım tutarına sayılmaz; yatırımcının kişisel varlıkları karşılığında alınan krediler ise sayılabilir.

Yayımlanmış bir asgari tutar yoktur

Yaygın bir yanılgı, E-2 kategorisinde sabit bir dolar eşiği bulunduğudur. Böyle bir eşik yoktur. Kurallar bir orantılılık testi uygular: yatırılan tutar, söz konusu işletmeyi satın almanın veya kurmanın toplam maliyetiyle karşılaştırılır. İşletmenin toplam maliyeti ne kadar düşükse, yatırımın bu maliyetin o kadar yüksek bir oranını karşılaması genellikle beklenir.

Bu nedenle mütevazı bir hizmet işletmesi ile sermaye yoğun bir üretim tesisi farklı ölçeklerde değerlendirilir; biri için önemli sayılan bir tutar diğeri için açıkça yetersiz kalabilir. Başka yerlerde “asgari tutar” olarak anılan herhangi bir rakam hukuki bir kural değil, pratik bir ölçüdür. Bu rakamı hukuki bir zorunluluk gibi görmek, hangi yönde olursa olsun, hatalı bir yaklaşımdır.

Marjinal olmayan bir işletme

İşletmenin mal veya hizmet üreten, gerçek ve faal bir ticari girişim olması gerekir. İşlenmemiş arazi ya da bir hisse senedi portföyü gibi pasif yatırımlar bu kapsama girmez. İşletme ayrıca marjinal olmamalıdır: yatırımcıya ve ailesine asgari geçim düzeyinin üzerinde gelir sağlama ya da anlamlı bir ekonomik katkı yapma kapasitesine, bugün veya gelecekte, sahip olmalıdır. Bu katkı çoğu zaman Amerika Birleşik Devletleri’ndeki çalışanlar için istihdam yaratılmasıyla gösterilir.

Özellikle yeni kurulan bir işletme için bunu göstermenin merkezinde genellikle inandırıcı bir iş planı yer alır. İş planı; pazarı, işleyişi, öngörülen personeli ve mali projeksiyonları, eldeki kanıtlarla sınanabilecek biçimde açıklamalıdır.

İşletmeyi geliştirmek ve yönetmek

Bu kategori hisselerin pasif sahibi için değil, işletmeyi geliştirecek ve yönetecek bir yatırımcı içindir. Başvuranın işletmenin en az yüzde ellisine sahip olması veya yönetici bir görev ya da başka bir şirket düzenlemesi yoluyla işletmenin faaliyet kontrolünü elinde bulundurması beklenir. Yatırımcı günlük işleri bizzat yürütmeyecekse, yönetim koşulunun yine de karşılanabilmesi için mülkiyet ve yatırımcının rolü buna göre düzenlenmelidir.

Eş ve yirmi bir yaşından küçük bekâr çocuklar, genellikle bağlı statüde yatırımcıya eşlik edebilir ve eş çalışma iznine uygun olabilir. Çocuklar okula gidebilir; ancak yirmi bir yaşını doldurduklarında kendi başlarına uygun bir statüye sahip olmaları gerekir.

Önce neler toplanmalı

İlk görüşme, aşağıdaki belgeler hazır olduğunda daha verimli geçer: işletmenin kuruluş belgeleri ve mülkiyet kayıtları; kira sözleşmeleri, faturalar ve satın alma sözleşmeleri gibi şimdiye kadar yapılan yatırımın kanıtları; fonların yasal kaynağını ve her bir transferi gösteren belgeler; işleyişi ve öngörülen personeli açıklayan bir iş planı; yatırımcının pasaportu ve nüfus belgeleri. Satın alınan mevcut bir işletme söz konusuysa, finansal tablolar, vergi beyannameleri ve satın alma sözleşmesi, işletmenin gerçek ve faal olduğunu göstermeye yardımcı olur. Türkçe belgelerin eksiksiz İngilizce tercümelerinin hazırlanması gerekecektir.

Uygunluk ve sonuçlar her bir dosyanın kendine özgü olgularına bağlıdır ve burada yer alan hiçbir ifade herhangi bir vizenin verileceğini söylemez veya ima etmez.

İlgili çalışma alanı

Göç Hukuku

Bu yazı yalnızca genel bilgilendirme amaçlıdır ve hukuki tavsiye niteliği taşımaz. Bu yazıyı okumak avukat–müvekkil ilişkisi oluşturmaz.

İletişim

Görüşme planlayın

Doğrudan planlama takvimi üzerinden bir zaman seçin. Görüşme; olgular ve seçenekler üzerine bir sohbettir.

Görüşme planlayın

Görüşme talebinde bulunmanız avukat–müvekkil ilişkisi kurmaz. Bu form aracılığıyla gizli veya süreye tabi bilgi göndermeyiniz.